• Yıllara Göre Adalet ve Demokrasi Haftası Etkinlikleri

1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008

Önerileriniz için...

 

 

"24 Ocak Gecesi"
 
"Haftanın Kapanış Gecesi"
 


 
"Haftanın Kapanış Töreni"

2007
14. ADALET VE DEMOKRASİ HAFTASI
“Tarikat, Siyaset, Ticaret”


2007 Etkinlik Broşürü için tıklayınız

Sevgili Dostlar Hoşgeldiniz,

Uğur Mumcu, öldürüldüğü güne kadar, ülkemizde yaşadığımız olayların perde arkasını, kamuoyundan saklanmaya çalışılan gerçekleri bütün belgeleriyle ortaya koydu. Yılmadan ve usanmadan hepimizi düşündürmeye, aydınlatmaya ve uyarmaya çalıştı.

Uğur Mumcu, Tarikat-Siyaset-Ticaret yapılanması içinde olanların, adım adım iktidarı ele geçirme yolunda yürüdüklerini gözler önüne serdi. Yıllar önce dikkat çektiği kişiler bugün iktidardalar.

Uğur Mumcu 1987 yılında yazdığı bir yazısında şunları söylüyordu:

“Bir üçgen bu...Ticaret, siyaset ve tarikat üçgeni...Bunlar dindarın sahtecileridir. Zavallı yoksul Müslüman yurttaşların kanlarını emenler de bunlardır. İnanç sömürücüleridir bunlar...

Bir yanda sahte Müslümanlar, din tacirleri, inanç sömürücüleri...Bir elleri siyasette, öbür elleri ticarette, ayakları da tarikatlarda dolaşanlar...

Öte yandan da sahte Atatürkçüler...İşlerine geldiği sürece, bu sahte Müslümanlar ile kol kola girip öpüşenler...Birbirlerine siyasal destek sağlayanlar...”

Bugün yaşadıklarımıza baktığımızda, örneğin El Kadı olayı, YİMPAŞ olayı, eğitimde dinci kadrolaşma ve benzeri olaylar; Tarikat, siyaset, ticaret üçgeninin Bermuda Şeytan Üçgeni gibi çalıştığını, Cumhuriyetin temel ilkelerini, toplumumuzun değerlerini nasıl “sahte”leştirdiğini, göz göre göre yok edişe, ABD’nin Türkiye için uygun gördüğünü ilan ettiği “Ilımlı İslam” modeline doğru sürüklediğini gösteriyor. Hepimizin gözleri önünde gerçekleşmekte bütün bu olaylar.

Mustafa Kemal Atatürk 30 Ağustos 1925’te Kastamonu’da yaptığı konuşmada;

“Efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru ve en gerçek tarikat (yol), medeniyet tarikatıdır (yoludur). Medeniyetin gereklerini yerine getirmek, insan olmak için yeterlidir.” diyordu.

14. Adalet ve Demokrasi Haftası boyunca seçmiş olduğumuz Tarikat-Siyaset-Ticaret başlığı bağlamında, ülkemizde eğitim, sağlık, hukuk, tarım, dil, siyaset alanlarını tartışıp irdeleyerek, Türkiye Cumhuriyeti’nin şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamayacağını kararlılıkla ortaya koyduk çünkü biliyoruz ki sorgulamadan, sormadan ne medeniyet, ne adalet, ne demokrasi olur, ne de gerçeğe ulaşılabilinir. İşte biz, bir hafta boyunca bu bilinçle ülkemizdeki demokratik direncin en iyi örneklerinden birini sergiledik. Böyle bir işbirliğinin gerçekleşmiş olmasından onur duymaktayız.

Bu çabalarımızın yeterli olup olmadığını hem kendimize hem de çevremize sormalı, gereğini yılmadan ve usanmadan yerine getirmeliyiz çünkü bunun gerekliliğini en iyi siz biliyorsunuz.

Seçmiş olduğumuz bu yolda yılmadan ilerlerken, öldürülen babalarımızı, annelerimizi, eşlerimizi, kardeşlerimizi ve çocuklarımızı sevgi ve saygıyla bir kez daha anıyor; onurlu, duyarlı ve bilinçli bu güçbirliğiniz için teşekkür ediyorum.


28 Şubat 2007
Vakıf Başkanı Güldal Mumcu'nun
14. Adalet ve Demokrasi Haftası sonrasında
Demokratik Kitle Örgütlerinin katılımıyla
gerçekleştirilen toplantıda yaptığı konuşma

 

 

 

Ödülleri Gazetecilik Anlayışı SON DURUM Albüm