|
1942 |
22
Ağustos'ta Kırşehir'de doğdu. Tapu kadastro memuru Hakkı Şinasi
Bey ile Nadire Hanımın dört çocuğunun üçüncüsü. |
|
1949-54 |
Ankara'da
Ulus'taki Devrim İlkokulunda başladığı ilköğrenimini Bahçelievler'deki
Ulubatlı Hasan İlkokulunda tamamladı. |
|
1957-61 |
Ankara
Cumhuriyet Ortaokulunu ve Ankara Deneme Lisesini bitirdikten
sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdi. |
|
1962 |
Yazmaya öğrencilik yıllarında başladı. Cumhuriyet Gazetesinde
yayımlanan "Türk Sosyalizmi" 
başlıklı makalesiyle Yunus Nadi Ödülünü aldı.
|
|
1963 |
Fakültede Öğrenci Derneği Başkanı seçildi. |
|
1965 |
Hukuk Fakültesini bitirdi ve Cemal Reşit Eyüpoğlu'nun yanında
bir süre avukatlık yaptı. |
|
1965-66 |
18 Haziran 1965'te "Biz Anayasayı Savunuyoruz. Ya
Siz?"
başlıklı makalesiyle Yön Dergisinde yazmaya başladı.
27 Mayıs Devriminin özgürlükçü ortamında
"İnsanlar sadece konuştuklarından değil sustuklarından
da sorumludurlar" diyerek Doğan Avcıoğlu'nun yönetimindeki
Yön Dergisinde yazdığı makalelerle bir yandan Mustafa Kemal
Atatürk'ün ilke ve devrimlerini, tam bağımsız bir Türkiye'yi
savundu. |
|
1967 |
30 Haziran'da "Kitap Toplatmak Anayasaya Aykırıdır"
başlıklı yazısıyla Kim Dergisinde yazmaya başladı. |
|
|
18
Ağustos'ta "Anayasaya Saygı"
başlıklı yazısıyla Akşam Gazetesinde incelemeleri yayımlanmaya
başladı. |
|
1968 |
Dil öğrenmek için İngiltere'ye gitti. Yazılarına oradan devam
etti. |
|
|
25
Şubat'ta Akşam Gazetesindeki inceleme yazılarının sonuncusu
yayımlandı. |
|
|
1
Mart'ta Kim Dergisindeki son yazısı, Londra'dan yolladığı
"Yeter Artık Beyler"
oldu. |
|
|
25
Mart'tan itibaren aralıklarla Türk Solu Dergisinde
yazmaya başladı. |
|
1969 |
31 Ocak'ta Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku
Kürsüsü Profesörü Tahsin Bekir Balta'nın asistanı oldu. |
|
|
15
Temmuz'dan sonra incelemeleri, Milliyet Gazetesinde
yayımlanmaya başladı. |
|
|
Asistan
olduktan sonra, 13 Kasım'da Ankara Barosu Levhasından kaydını
sildirerek avukatlığı bıraktı. |
|
1969-71 |
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi'nde yazıları
yayımlandı. |
|
1970 |
Ant
Dergisi ile Cumhuriyet Gazetesinde makale ve incelemeleri
yayımlandı. |
|
|
24
Mart'tan itibaren Devrim Dergisinde yazmaya başladı. |
|
1971 |
12
Mart'ta gerçekleşen darbenin aydınlara yönelik baskıcı tutumundan
o da payına düşeni aldı. 17 Mayıs'ta gözaltına alındı. Ayrıntı
"Kitaplarımı İsterim"  .
Bir ay sonra serbest bırakıldı. |
|
|
12
Temmuz'da Ortam'da yazıları yayımlanmaya başladı. Dergi,
29 Kasım'da çıkan sayısından sonra kanun dışı baskıları
protesto etmek amacıyla yayın hayatına son verdi. |
|
|
27
Ekim'de Devrim Dergisine son kez yazdı. |
|
|
Askerliğini
yapmaya hazırlandığı sırada, orduya hakaret etme savıyla tutuklandı.
Pek çok aydınla birlikte, Mamak Askeri Cezaevinde bir yıla
yakın kalan Uğur Mumcu, açılan davada 7 yıl hapse mahkûm edildi
ancak, kararın Yargıtay'ca bozulmasının ardından serbest bırakıldı. |
|
1972 |
10 Ekim'de serbest bırakılmasının ardından hemen askere alındı. |
|
1973 |
Tuzla
Piyade Okulunda 10 Ocak'a kadar süren üç aylık eğitimden sonra,
okul yönetimi tarafından "kötü hal ve düşünce sahibi"
diye suçlanarak "er" çıkarıldı ve Patnos'a yollandı. |
|
1974 |
31
Ocak'ta askerliğini sakıncalı piyade eri olarak, Ağrı'nın
Patnos ilçesinde tamamladı. Bu yaşadıklarını "Evet, evet
ne olursa olsun, ben Patnos dağlarında halk çocuklarıyla er
olarak askerlik yapmayı, emekli olduktan sonra siyasal iktidarın
uzattığı yönetim kurullarında, on binlerce lira para alan
orgeneral olmaya değişmem!" diyerek, yedek subaylık hakkı
ve aylıkları için sadece maddi tazminat isteğiyle açtığı davayı
kazandı ve yedek subaylık hakkını elde etti.
12 Mart döneminde yaşadıklarıyla ilgili bilgi için tıklayınız. |
|
|
Askerlikten
sonra üniversitedeki görevinden ayrıldı ve gazeteciliğe profesyonel
olarak, 25 Şubat'ta Yeni Ortam Gazetesinde "Anarşist!.."
başlıklı yazısıyla başladı. |
|
|
Yazılarında,
hem sorunları dile getirdi hem de hukuka aykırı ve yasadışı
uygulamaların üstüne gitti. "Tek bir tahrikçi ajan adı
veremezsiniz" diyen Demirel'e "Bir Hikâyemiz
Var"
başlıklı yazısında, onlarca provokatörün adını belgeleriyle
açıklayarak, tüm antilaik, antidemokratik oluşumları uygulamalarıyla
belgeledi. Ayrıntı "Sormayalım mı?"   |
|
1975 |
12
Mart'ta "Ayrılırken"
başlıklı yazısıyla Yeni Ortam Gazetesinden ayrıldı. |
|
|
18
Mart'ta "Denklem" 
yazısıyla Cumhuriyet Gazetesindeki 'Gözlem' başlıklı köşesinde
düzenli olarak yazmaya başladı. Aynı zamanda da Anka Ajansında
çalışmaktaydı. |
|
|
Nisan
ayında 12 Mart dönemini sergilediği makalelerinden oluşan
Suçlular ve Güçlüler
kitabı yayımlandı. |
|
|
Ekim
ayında, Anka Ajansında çalışırken Altan Öymen'le birlikte
hazırladıkları, Süleyman Demirel'in yeğeni Yahya Demirel'in
hayali mobilya ihracatını konu edinen, Mobilya Dosyası
adlı kitap yayımlandı. Böylece "hayali ihracat"
kavramı kamuoyunun gündemine girmiş oldu. |
|
1976 |
Mayıs
ayında Güldal Homan ile nişanlandı. 19 Temmuz'da evlendiler. |
|
1977 |
Anka Ajansından ayrılarak Cumhuriyet Gazetesinin kadrolu
yazarı oldu. |
|
|
Terörün
toplumu korkuya, karamsarlığa ittiği günlerde, kalemiyle teröre
karşı durdu. Taksim'deki 1 Mayıs katliamının ardından, bu
olayı ve bu tür olayları irdeleyen yazılar yazdı. |
|
|
Mayıs
ayında oğlu Özgür dünyaya geldi. |
|
|
Sakıncalı
Piyade
ve Bir Pulsuz Dilekçe
kitapları yayımlandı. |
|
1978 |
12
Mart döneminde yaşadıkları, gülmece ustaları için bulunmaz
bir malzemeydi. Kendisi de yazı ve konuşmalarında gülmece
öğelerini sık sık kullanırdı. Bu dönemi anlattığı Sakıncalı
Piyade adlı yapıtını, Rutkay Aziz ile birlikte, tiyatroya
uyarladı. Sakıncalı Piyade Tiyatro
ilk olarak Ankara Sanat Tiyatrosu'nca (AST) sahneye
kondu ve700 kez sahnelendi. |
|
|
Aralık'ta,
siyasal yaşamda adı duyulan, belli dönemlere damgasını vurmuş
birçok ünlünün yaşam öykülerini, siyasal geçmişlerini, bir
güldürü zenginliğiyle anlattığı kitabı Büyüklerimiz
yayımlandı. |
|
1979 |
Terörün yeniden tırmandığı, gencecik insanların sokak ortasında
kurşunlandığı, kahvelere, evlere bombaların atıldığı bir ortamda,
tarihin boş yere tekrar etmesini önlemek ve ders alınmasını
sağlamak amacıyla, 12 Mart öncesi ve sonrası gençlik liderlerinin
yaşadıklarını kendi ağızlarından yansıttığı ve silahlı eylemlerle
bir yere varılamayacağına dikkat çektiği kitabı Çıkmaz
Sokak
Temmuz ayında yayımlandı. |
|
1980 |
1980'li
yıllar başlarken 70'li ve 60'lı yılları da incelediği, yenilmeyen
gücün, halkın örgütlü gücü olduğunu anlattığı yazıları
Tüfek İcat Oldu
başlığı altında Şubat ayında yayımlandı. |
|
|
12
Eylül darbesi oldu. Ayrıntı "Bundan Sonra"  .
12 Eylül'ü gerçekleştiren generaller tarafından partilerin,
birçok kitle örgütünün kapatılması gibi sorunların yaşandığı
bu dönemi ve uygulamalarını eleştirdi. "Terörsüz Özgürlük"
 |
|
1981 |
Kendi deyişiyle, "..terörün silah kaçaklığıyla ilgisini
ortaya koymak ve kamuoyunu bu konuda uyarmak..." için
yazdığı Silah Kaçakçılığı ve Terör
adlı inceleme kitabı Mart ayında yayımlandı. |
|
|
13
Mayıs'ta Mehmet Ali Ağca, Papayı öldürme girişiminde bulundu.
Ayrıntı "Yine Ağca"
. Daha önce 1979 yılında Abdi İpekçi'nin katili olarak yakalanan
Ağca üzerine çalışma ve araştırmalar yapmıştı, Papa olayı
sonrasında irdemelerini yoğunlaştırdı. |
|
|
Haziran
ayında kızı Özge doğdu. |
|
|
"Bu
kitap ile yalnızca, parlamento çalışmalarını engelleyen, kürsülerde
yurt ve dünya sorunlarının özgürce konuşulmasını engelleyen
sorumsuz bir azınlığın sergilediği çirkinlikler eleştiri konusu
yapılmıştır." dediği Söz Meclis'ten İçeri
'nin ilk baskısı Ekim ayında yapıldı. |
|
1982 |
Ağca
Dosyası
kitabının ardından Kasım'da Terörsüz Özgürlük
adlı makale derlemesi yayımlandı. |
| |
Barış
Derneği kapatıldı. Yöneticileri ve üyeleri 141. ve 142. maddelerden
suçlanarak tutuklandı. Barış Derneği Davası, 12 Eylül döneminde,
Türk aydınlarına karşı topluma göz dağı vermek için açılmış
bir davaydı. Mumcu pek çok yazısında bu konuyu ele aldı.
|
|
1983 |
Genel seçimler yapıldı. Birçok politikacının yasaklı olduğu
bu dönemde, ekonomik ve toplumsal çarpıklıkları, hukuk dışı
uygulamaları gözönüne seren araştırmalar yaptı. Ayrıntı "Lozan
ve Sevr" 
. |
| |
Şubat'ta
Ağca ile cezaevinde röportaj yaptı. Bu röportajın NBC'de yayımlanmasını
isteyen NBC yöneticilerine, hazırladığı röportajı o sırada
kapalı olan gazetesi Cumhuriyet'ten başka bir yerde yayımlamayı
düşünmediğini söyledi. |
|
1984 |
Mart
ayında, ülkedeki olumsuzlukların dile getirildiği, yazar Aziz
Nesin öncülüğünde bir grup tarafından Cumhurbaşkanlığı ve
TBMM Başkanlığına sunulan ancak, Kenan Evren'in imzalayanları
"vatan hainliği" ile suçlayarak dava açtığı "Aydınlar
dilekçesi"nin hazırlanmasına katıldı. |
| |
Sakıncasız
adlı oyunu yazdı. Basındaki yozlaşmanın ve döneklerin sergilendiği,
12 Eylül döneminde aydınlara yapılan işkencelerin anlatıldığı
oyun, 3 Nisan - 7 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Hodri
Meydan Kültür Merkezi'nde ve 10 - 27 Mayıs tarihleri arasında
da Ankara Sanat Evi'nde sahnelendi. |
|
|
Uzun
ve yorucu bir araştırmanın ürünü olan Papa-Mafya-Ağca
kitabı
Haziran ayında yayımlandı. |
|
1985 |
Haziran'da Liberal Çiftlik
ve Devrimci Demokrat
adlı kitapları yayımlandı. |
| |
Roma'ya
gitti. Papa davasında uzman tanık olarak bilgisine başvuruldu. |
|
1986 |
Mehmet
Ali Aybar'la Türkiye İşçi Partisi (TİP) olgusu ve Marksizm
üzerine yaptığı Aybar ile Söyleşi
kitabı Temmuz ayında yayımlandı. |
|
1987 |
Şubat'ta,
yakın tarihimize ışık tutacağını düşünerek, 27 Mayısçılardan
Osman Köksal'ın anı ve mektuplarına yer verdiği kitabı İnkılap
Mektupları
yayımlandı. |
|
|
Milliyet
Gazetesinden Örsan Öymen ile birlikte, Federal Almanya'da,
eski Adana Müftüsü Cemalettin Kaplan ile cemaati önünde
görüştü. Bu görüşme, 10 Şubat'ta Cumhuriyet Gazetesinde
yayımlandı.  |
|
|
Mayıs
ayında araştırmacı gazetecilik açısından büyük bir başarı
kabul edilen Rabıta
ve Kasım'da da 12 Eylül Adaleti
adlı kitapları yayımlandı. |
|
1988 |
Ağustos
ayında Eski Türkiye İşçi Partisi (TİP) Başkanı Behice Boran'la
yaptığı söyleşiyi içeren Bir Uzun Yürüyüş
yayımlandı. Yine Ağustos ayında, günümüzde de etkinliğini
hiç yitirmediği görülen üçlü arasındaki ilişkileri belgeleriyle
anlatan yazılarından derlediği Tarikat-Siyaset-Ticaret
adlı kitabı yayımlandı. |
|
1989 |
Özal hükümeti döneminde Milli Savunma Bakanlığına getirilen
Ercan Vuralhan, Dışişleri Bakanlığı İdari ve Mali İşler Daire
Başkan Yardımcısı iken, diplomatlar ve dış görevdeki personelin
güvenliğini sağlamak için aldırılan zırhlı araçlar konusundaki
yolsuzluklar üzerine yazılar yazdı. |
|
1990 |
"Yakın
tarihimizin pek aydınlanmayan bir bölümünü oluşturuyor.."
diye düşündüğü 40'lı yılların siyasal çerçevesini çizmek ve
koşullarını yansıtmak amacıyla yaptığı araştırma çalışmalarını
40'ların Cadı Kazanı
adlı kitabında topladı. Ağustos'ta da diğer bir kitabı Kâzım
Karabekir Anlatıyor
yayımlandı. |
|
1991 |
Temmuz
ayında en önemli araştırmalarından biri olan Kürt-İslam
Ayaklanması 1919-1925
yayımlandı. |
|
|
6
Kasım'da onaylamadığı gelişmeler üzerine, 80 arkadaşı ile
birlikte, Cumhuriyet Gazetesinden ayrıldı. |
|
1992 |
1
Şubat - 3 Mayıs tarihleri arasında Milliyet Gazetesi'nde
yazdı. Buradaki yazılarında Kürt sorununu sıklıkla gündeme
getirirken yurtdışındaki PKK yayınlarını yakından izledi.
3 Mayıs'ta Milliyet Gazetesindeki son yazısı "Gazeteci"
ydi. |
|
|
Şubat
ayında, ilk kez yayımlanan belgelerin yer aldığı Gazi Paşa'ya
Suikast
adlı kitabı basıldı. |
|
|
7
Mayıs'ta Cumhuriyet Gazetesi'nde yapılan yönetim değişikliği
üzerine yeniden Gazetesine döndü. |
|
|
Hizbullah,
PKK ve kontrgerilla konularını irdeleyen makaleler yazdı.
"Hizbulkontra!.."   |
|
1993 |
13 Ocak'ta İstanbul'da Harp Akademilerinde gazetecilik üzerine
bir konferans verdi. Konuşma metni için Gazetecilik
. |
|
|
Öldürülmeden
önce, PKK ve Kürt sorunu üzerinde çalışmalar yapmaktaydı.
Ayrıntı Kürt Dosyası  |
|
|
Son
yazısı "Zeyilname"
.
|
|
|
24
Ocak Pazar günü arabasına yerleştirilen bomba ile öldürüldü.
|